Yazı Detayı
19 Kasım 2017 - Pazar 07:36 Bu yazı 138 kez okundu
 
GÖREV BİLİNCİ
Gökhan DEMİRALP
batmanhalkinsesigazetesi@hotmail.com
 
 

Her milletin, her devletin kanunlarında ve hemen hemen her toplumun inanç sisteminde; insanların görevleriyle ilgili anlayışlar vazedilmiştir Bunların en başında fertlerin üzerlerine tevdi edilen işin cinsi, şekli ne olursa olsun o işi en yararlı, en faydalı en şuurlu şekilde yapması istenir.

Bulunduğu, maaş aldığı ekmek teknesine hile eden, amirlik veya memurluk vazifesini çeşitli şekillerde ihmal ve ihlal eden kimseler kanunlar karşısında sorumluluktan kurtulamazlar.

İnsanın üzerine aldığı, seçimle veya tayinle (atama ile) herhangi bir göreve getirildiği kimse vazifesine aşk derecede bağlı olmalı, bu yüksek ahlak ve ulvi şuur üzerinde görev yapmalı, savsaklamak, kaytarmak ve hileli yollara tevessül etmek gibi davranışlardan uzak kalmalıdır.

Üzerine aldığı herhangi bir vazifeyi hakkıyla yerine getirmeyen, şuurlu şekilde bir çalışma sergileyemeyen, insanların gözlerini boyamayı önemli bir marifet sayan bazı seçilmişler ve atanmışlar; her işin en başında Allah korkusunun geldiğini bilmeli ve kabul etmelidir. Yüreğinde ve gönlünde vazife şuuru olan her görevli hak ve hakikat çizgisini en önemli ve en doğru bir yol, bir rehber olarak seçmelidir.

Böylesine bir hakikatten mahrum olan her görevli hem dostlarına, hem samimi arkadaşlarına ve meslektaşlarına bile hile yapmayı hüner sayar. İş bununla da bitmiş olmaz. Bulunduğu makamda, kendisine emanet edilen iş yerinde korkunç boyutlara varan bir israf ve önü ve sonu belli olmayan büyük ölçüde bir savurganlık kendini göstermiş olur.

Görev bilinci, Allah korkusuyla birleşince kötülükleri, yasakları, kanunsuzlukları ve harama gitme ihtimalinde olan İslam dışı faaliyetleri önlemek kolaylaşır. Her yetkili ve her görevli, bir eline Allah korkusunu, öbür eline de kanunların yetkisini alarak bir çalışma içinde olmalıdır.

Ölçülü ve vicdani faaliyetler her vazifeli şahsa güven ortamı hazırlar. Bu açıdan, bu gerçekten hareket etmeyi kendisine prensip edinen her görev başarının sırlarını elde etmiş sayılır. Bunun aksine bir tutum ve böyle bir davranış içinde olan kimseler ise her işte, her aşta bir tilki kurnazlığı sergileme gayreti ve çabası içinde olur.

Görevini kötüye kullanan, hile ve huda yapan, milletin ve hemşerilerinin parasını ve imkanını çok önemli kul hakkı olarak boynuna geçiren kimseler yakayı bir takım hileli yollarla kurtarsalar bile ahiret aleminde o suçlarının cezasını kat bekat çekeceklerdir elbette.

Alınıp-verilen her nefesin, atılan her adımın, işlenen her fiilin ağızdan çıkan iyi veya kötü her sözün ilahi adalet terazisinde tartılacağı gün gelmeden ve eldeki görev imkanı gitmeden herkes kendisini toparlamalı ve hemen vicdani katılıktan, eş-dost ayrımı-kayırımı yapmaktan, hele hele savurganlık denilen aşırı israftan son derece sakınmalı ve mümkün mertebe de uzak kalmalıdır.

Bir vazifeli için, bir etkili makam ve mevki sahibi için, bir insan için ve hepsinden daha önemli olan bir Müslüman için bunlara riayet etmek çok büyük önem arz eder. Ömürlerini hep şahsi menfaat uğrunda tüketen, güç vehmettiği  makamlar karşısında ihtirama geçip kamburlaşan, eğilen, yalakalık yapanların kirlenmesi kaçınılmazdır. Küçük adamların büyük gölgeleri...

İnsani melekeleri dumura uğramış ve nefsin emrine verilmiş  böyle tiplerin toplum adına millet adına ortaya koyacakları bir plan ve proje olmadığı gibi insanlık için hep huzursuzluk kaynağı olacakları da aşikardır.

Özellikle siyasetçilerin;  her platformda yalakalık yapmak için kuyruğa giren bazı yalaka takımları, bir makam mevki kapmak için ve resmi kurumlarda bir yerlere gelebilmek için kendilerine görev edinen ve bunu bir adet haline getiren fertlere karşı iradi bir duruş sergilemeleri, yalakalık yapmaktan haz duyan bazı siyasetçilere de toplumun bir refleks ortaya koyma zarureti vardır.

Şehrimizde de bunları görüyoruz ve gerçekten üzülüyoruz.  Kendisinden yaşça küçük olan  siyasetçilerin, idarecilerin ve işadamlarına yalakalık yapma yarışına giren insanların görüntüsü hicap verici. Acaba yıllarca aynı koltukları işgal eden yalakalık yapmada mahir bazı STK temsilcileri,  varlıklarını yalakalık yapmaya mi borçlular diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. Yalaklık yapma ile bir takım kazanımları elde etmeyi  yahut sahip oldukları mevkilerde devamlılıklarını,  siyasetçiler ve idareciler sayesinde sağladıklarını düşünen,  siyasetçilerin ve idarecilerin,  yasalardan aldıkları gücü ve tasarruflarını  onların üzerinden duygusal bağ oluşturarak kırmaya çalışan zavallılar.

Milletin, neslin geleceği adına hiç bir fikri, planı, projesi, derdi, ıstırabı olmayan, midesi aktif beyni pasif kelli felli bazı insanların hep yalakalık yapma ve protokolde   görünme derdinde olmaları her şeyden önce tedavisi zor bir hastalık gibi görünüyor. Böyle bir hastalığın toplumun ekserisine yayılması durumunda stoklardaki oksijen çadırları da yeterli gelmeyebilir.

 

 
 
 
Etiketler: GÖREV, BİLİNCİ,
Yorumlar
Bizim Gazete
Yazarlar
Arşiv
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Göztepe
27
28
4
3
8
15
5
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
6
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
7
Trabzonspor
25
31
4
4
7
15
8
Bursaspor
24
27
5
3
7
15
9
Sivasspor
22
20
7
1
7
15
10
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
11
Kasımpaşa
18
24
7
3
5
15
12
Alanyaspor
17
26
8
2
5
15
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
12
19
9
3
3
15
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Haber Yazılımı