Yazı Detayı
08 Ekim 2017 - Pazar 15:34 Bu yazı 124 kez okundu
 
“KADERİN ÜSTÜNDEKİ KADER”
Ahmet YAMAN
ahmetyaman72@hotmail.com
 
 

Bölgemiz her zaman ki gibi yine kaynıyor. Uzun süredir devam eden Suriye savaşında olan ülkeler barış zamanında pozisyonlarını kaybetmemek için sürekli yeni hamleler yapmaktalar. Suriye rejimi, İran, Türkiye, Rusya ve ABD ile AB ülkeleri yeni kazanımlar peşindeler.

Bugün ortaya çıkan manzara herkes en azından şu an itibariyle elde ettiği toprakları ve etkili olduğu grupları kaybetmek istemiyor. ADB’ninPYD’ye verdiği destek kendi ulusal çıkarları doğrultusunda olduğunu görmeyecek kadar PYD ve bileşenleri gözlerini kapatmış durumdalar. ABD’nin sözde Kürt sevdası ne yazık ki etki alanı ile sınırlı durumda. PYD’ye sınırsız imkanlar sağlayan ABD Kuzey Irak’ta Barzani’ye 25 Eylül Referandumunu ertelemesi için sürekli bir baskı uygulamaktadır.

Irak savaşı ile birlikte en fazla kazanım elde eden ve etki alanının genişleten İran, Suriye savaşı ile birlikte hayalini kurduğu mezhepsel genişliği daha da ileriye taşıyarak en karlı çıkan ülke konumundadır. Dün PKK’yı Türkiye’ye karyşı bir koz olarak kullanan İran, bugün Kuzey Irak’taki durumdan dolayı hem Türkiye hem de ABD ile aynı safta yer almakta ve deferandumun ertelenmesini ya da iptal edilmesini istemektedir.

Rusya bu bölgede her durumda karşı çıkan ülke konumunda görünmektedir. Uçak krizi ile birlikte Türkiye ile savaş pozisyonu yaşayan Rusya, Suriye de Türkiye ile birlikte işbirliği yaparak kısmı ateşkes anlaşmaları yolunya bir rahatlatma sağlayabilen tek ülke.

ASTANA’da başını Rusya’nın çektiği görüşmelerde sağlanan mutabakatlar çerçevesinde Suriye gelecekte etki grupların barışarak birlikte yaşayabileceklerinin önü açılmak istenmektedir. Etnik ve mezhepsel farklar gözetilmeden yeniden birlikte yaşama isteği ve arzusu belki de Suriye de kalıcı barışa giden yolu açacaktır.

Rusya, ABD seçimleri sonrasında işbaşına gelen Trump’ın içerde yaşadığı sıkıntılardan ve AB’nin kendi içinde yaşadığı krizleri fırsata dönüştürmüş durumda. Kuzey Irak’taki yeni defacto durum için bugüne kadar üst seviyede bir açıklama yapmış değil. Dolayısı ile Kuzey Irak referandumuna giderken sesini yükseltmeyen tek ülke konumunda.

Türkiye düne kadar Barzani ailesi ile kurmuş olduğu sıcak ve doğru iletişim ile bölge üzerinde etkili konumunda idi. Ülkenin ırak savaşı ile birlikte fiili olarak ayrılması ile oluşan Irak Kürt Bölgesinin ıraktan ayrılması veya yeni bir statüye kavuşturulması için 25 Eylül de yapılması düşünelen referandum için iç siyasetin yarattığı gerginlikten olsa gerek dozu giderek yükselen bir tepki vermektedir.

PKK ile mücadelesinde her zaman Türkiye’nin yanında yer alan, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetlerine ve isteklerine icabet eden ve yerine getiren Barzani’nin uluslararası arenada bu kadar yalnızlaştırılması Türkiye’ye yeni fırsat yaratmış durumda. Türkiye’nin bu fırsatı kullanıp kullanmadığını bize tarih gösterecektir.

Bu bölgeden bakıldığı zaman ülkenin genel siyasetinin, milliyetçi ve hamaset dolu sözlerle bezenmiş cümleler kuran siyasetçilerin bolca bulunduğudur. Atı alan Üsküdar’ı geçtiğini bize öğreten büyüklerimiz den ders almadığımız görülmektedir.

İran siyasetinin Ortadoğu üzerinden dün olduğu gibi bugün de Türkiye ile bir mücadele olduğunu ve bunun için oyunlar oynadığını görmekte yarar var. İran yetkilerinin oluşabilecek Kürdistan’ın bağımsızlığını engellemek her şeyi yapma potansiyeli olduğunu ama engelleyemezler ise bunu kendi lehine nasıl dönüştürebileceğini çok iyi kurgulayabilecek bir zihni altyapıya sahiptir.

Burada ülkemize düşen aklı selim ve feraset ile hareket etmektir. Irak Kürt Bölgesin de yapılacak Referandumu ABD, İran, Arap Birliği, PKK, Goranve benzeri Türkiye düşmanları istememektedir. Türkiye’nin burada durup düşünmesinde fayda var. Bu kadar ekonomik ve bin yıllar oluşan bağın bir çırpıda sökülüp atması mümkün değildir.

Ülkenin ulusal çıkarları, birlikte yaşama arzusu ve gelecekte olası bir Kürdistan’ın ülkemize yaratacağı katkıyı, bugün içerde yaşadığımız terör belası dahil olmak üzere tüm sıkıntılarımızı bertaraf edecek şekle sokacak potansiyel ve etkiye sahip olarak görmek gerekir.

Binyıllardır birlikte yaşayan Kürtlerin Türklerden, Türklerinde Kürtlerde başkaca dostu olmayacağını artık anlamak lazım. Sayın Cumhurbaşkanının sürekli tekrar ettiği bir cümle ile bitirelim. “kaderin üstünde bir kader vardır” bugün kaderin üstündeki kader dün olduğu gibi bugün de Kürtlerle Türklerin birlikte yaşamasıdır. İyi haftalar.

 

 
 
 
Etiketler: “KADERİN, ÜSTÜNDEKİ, KADER”,
Yorumlar
Bizim Gazete
Yazarlar
Arşiv
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Göztepe
27
28
4
3
8
15
5
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
6
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
7
Trabzonspor
25
31
4
4
7
15
8
Bursaspor
24
27
5
3
7
15
9
Sivasspor
22
20
7
1
7
15
10
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
11
Kasımpaşa
18
24
7
3
5
15
12
Alanyaspor
17
26
8
2
5
15
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
12
19
9
3
3
15
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Haber Yazılımı